The Alternate: Moda Blog Yazarlığı | İstanbul Moda Akademisi
 

İMA'da Yaşam

 

The Alternate: Moda Blog Yazarlığı

Matbu yayınların sona ereceği hala tartışma konularının ilk sıralarında yer almaktayken dijital dünya son hızla yayıncılıkta ilerlemeye devam ediyor. Yeni lüksün zaman olduğu bir dünyada habere en hızlı şekilde ulaşmak haliyle paha biçilemez oluyor. Ve alışkanlıklar değişiyor, günlük, haftalık, aylık takip edilen yayınların yerini artık dünyanın dört bir yanından bildiren blogger’lar alıyor. Moda blog yazarlığı söz konusu olduğunda haliyle –işin suyunun çıkmasına çeyrek kala- kendini konu hakkında kompetan iddia eden pek çok isimle karşılaşmanız muhtemel. Yazarın ne kadar iyi olup olmadığının yargısı da yine sizin kişisel tercih ve zevklerinize bağlı; fakat hobi olarak başlattıkları blog’larını milyon dolarlık şirketlere çeviren moda blog’u yazarlarının da meşruiyetini bu noktada kabul etmek gerektiğine inanıyoruz ve sıralamaya başlıyoruz.

Anna Dello Russo – AdR Factory

18 yılını Condé Nast çatısı altında geçiren, kariyerine Vogue Italia’da moda editörü olarak başlayan, 2000-2006 yılları arasında L’Uomo Vogue’un editörü olan Anna, Helmut Lang’ın tabiriyle bir moda manyağı. Şimdilerde Japon Vogue’un Editor at Large’ı ve kreatif danışmanı olan Anna, sektörle olan bu içli dışlı halini mensubu oluğu basılı yayınlar haricinde blog’u AdR Factory’den de paylaşıyor. Ve Dello Russo’nun blog’u Bryanboy, Facehunter, Mr.Blasberg, Sea of Shoes, Style Buble ve We Wore That’le beraber yine Condé Nast çatısı altında Nowmanifest sitesine yer alıyor.

Byran Grey Yambao – Bryanboy

Eski bir web geliştiricisi olan Byran, blog yazarlığına 24 yaşında ailesiyle beraber yaşadığı Manila’da başlıyor ve 2007’de hedeflediği üne kavuşmaya başlıyor. O sene New York Post’un internet ünlüleri arasında saydığı Byran, America’a Next Top Model’in 19. sezonuyla ününün tepe noktasına ulaştı. Marc Jacob’sun adına çanta tasarlamasının ardından moda dünyasına bomba gibi düşen blogger şimdilerde Nowmenifest çatısı altında milyon dolarlık yazılarını yazmaya devam ediyor. Ve tabii ününe ün katmaya da…

Yvan Rodic – Facehunter

İsviçre’nin Vevey kentinde başlattığı blog’u Facehunter ile hepimizin sayfalarına –özellikle moda haftalarında- sıkça düşen Yvan Rodic, sanat dünyası, dergilerle olan sıkı ilişkisi ve fotoğrafçılığa olan yatkınlığını kendisine ait bir sitede birleştiriyor. Ve modaya dokunmasının haricinde blog’unu bir görsel günce olarak kullanan Yvan, bilinen ve sıkça karşılaşılan moda haftası blog’larından bir adım öne geçiyor. Son zamanlarda birçok dergiyle de iş birliği yapan blogger, seyahatlerine ve seyahatlerinden paylaşımlarını sürdürmeye devam ediyor.

Derek Blasberg – Mr. Blasberg

Amerikalı moda yazarı, editör ve New York Times’ın en çok yazarlar listesinde kendine yer edinen bir yazar olan Derek, aynı zamanda Harper’s Bazaar’ın da editör at large koltuğundan fikirlerini paylaşıyor. Vmagazine ve VMan için de zaman zaman danışmanlıklar veren Derek haliyle bu moda dolu yaşamını ani aktarımlarla da paylaşmaya başlıyor. Katıldığı partiler ve etkinliklerden derlemelerin yanında sanat galerileri için yazdığı yazıları ve moda makalelerini de paylaşan Derek’in blog’u için tek başına dergi olabilir demek pek de abartı bir söylem olmaz.

Jane Aldridge – Sea of Shoes

 

Moda blog’larının total görünümleri hedef alan yazı ve görsellerinin aksine, Teksas’lı Jane Aldridge tüm kadınların zaafına gönderme yapıyor ve 15 yaşında başlattığı blog’unda odağına ayakkabıları alıyor. Hızla büyümeye başlayan blog’unda anne ve babasının desteğini de alan Jane, çok vakit geçmeden Urban Outfitters ve Gryphon gibi markalarla işbirliklerine başlıyor.

Susanna Lau – Style Bubble

University College London’ı bitirdikten sonra 2006 yılında blog’u Style Bubble’ı kuran ve takvimler 2010’u gösterdiğinde 300,000 ziyaretçiye ulaşan Susanna aynı zamanda DazedDigital.com’unda katkıda bulunanlar listesinde yer alıyordu. Haliyle blog’uya ulaştığı okuyucu sayısı genişlemeye devam ettikçe buradaki görevinden ayrılan Susanna’nın takipçileri arasında Christopher Kane ve Nanette Lepore gibi isimler de bulunuyor. Gap, Dr. Martens, Armani, Selfridges gibi markalarla işbirliklerine girişen Lau, hala dergiler için de içerik üretmeye de devam ediyor.

Danielle  Bernstein – We Wore That

İsmiyle müstesna sitesiyle New York City’den seslenen Danielle, başlangıçta bir sokak modası blog’uyken şimdilerde Danielle’in kişisel stil notları ve moda günlüğü olarak işlevine devam ediyor. Uyumayan şehirde bazen kendisinin de uyumadığını itiraf eden Danielle, her gün kendi stilinden bir ilham paylaşıyor. Sabahları uyandığında ‘bugün ne giyinsem’ krizini yaşayan bünyelerin işini kolaylaştırmak için blog yazarlığına devam ettiğini söyleyen Danielle, aslında giyinmenin ve moda yazarlığının eğlenceli olduğu fikrini yeniden hatırlamamıza vesile oluyor.

Leandra Medine – Man Repeller

Moda blog’ları arasında en esprili dile sahip olan Man Repeller, adından da anlayacağınız üzere, moda düşkünü kızların aslında sade dünya vatandaşı erkekler tarafından nasıl algılanabileceği fikrinden yola çıkarak kuruluyor. Ve çok fazla modanın aslında karşı cinse çekici gelmek bir yana itici gelebileceği fikri üzerinden ilerliyor. Ayrıca iyi modanın kadınları memnun etmek için var olduğunu ve erkeklerin bu durumdan nefret etmesinin  normal olduğunu savunan Leandra, bu durumun harika olduğu gerçeğini de söylemlerine ekliyor. 2012 yılında Forbes’un 30 yaşının altındaki en güçlü 30 kişisinden biri seçilen Leandra Medine, yine aynı yıl içerisinde TIME’ın en iyi bloger’lar listesine giriyor. Ve durmaksızın erkeklerin nefret edeceği kadınlarınsa hayran kalacağı kıyafetleri sayfalarımıza düşürmeye devam ediyor.

Tüm bu isimlerden biri olmak kolay olmamakla beraber imkansız da değil. Haliyle 2000’lerin başındaki gibi artık moda blog yazarlığına hobi olarak başlayıp global hatta ve hatta yerel başarı bile elde etmek pek mümkün değil. Artık her meslek dalında olduğu gibi, moda blog yazarlığında da eğitime ihtiyaç duyuluyor. Ve İstanbul Moda Akademisi, geleceğin moda yazarları için kapılarını açıyor.